 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | osteoplasty | i., tıb. kusurlu kemiği düzeltme veya değiştirme ameliyatı.... |
| | crowd | (i). kalabalık, izdiham.... |
| | pardon | f., i. affetmek, suçunu bağışlamak; i. af suçunu bağışlama, mağfiret; günah çıkarma; afname. I beg your pardon Affeder... |
| | disown | (f). reddetmek, inkâr etmek, tanımamak, kabul etmemek, sahip çıkmamak.... |
| | unco | s., z., i. İskoç. ve İng. leh. dikkate değer, fevkalade; tuhaf, garip; yabancı, meçhul; z. fevkalade olarak; son derece... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | yücelik | chivalry. exaltation. highness. supremacy.... |
| | yaklaşık olarak | about. almost. more or less. near. something like.... |
| | tel halat | wire rope.... |
| | kavun | melon. musk-melon. muskmelon.... |
| | düdük | pipe. whistle. penny whistle.... |
|
|
|
 |
|
 |
|