 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | myrmidon | i. efendisine körü körüne itaat eden kimse.... |
| | arbitrary | (s). indi, kendince, ihtiyari , keyfi. arbitrarily (z). keyfi olarak. arbitrariness (i). keyfi hareket.... |
| | drowse | (f)., (i). uyuklamak, ayakta uyumak, pineklemek; uyku vermek; pinekleyerek vakit öldürmek; (i). uyuklama, yarı uykulu ... |
| | pump | f. bağsız ve hafif kadın ayakkabısı.... |
| | scientific | s. ilme ait; bilimsel, fenni; fen kurallarına uygun; fen bilgisi olan; kesin, doğru. scientific method bilim yöntemi ... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | imam | One who leads a prayer.... |
| | varsayımsal | hypothetical. assumptive.... |
| | hayat mücadelesi | struggle for life.... |
| | hara | Literally 'belly ' The center of the body where one's soul resides.... |
| | kirlenmek | become dirty. be soiled. be polluted. stain. soil. dirty. draggle. foul. smudge.... |
|
|
|
 |
|
 |
|