 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | fundamentalism | i Pro testanllkta aşırı tutuculuk; Kitabı Mukaddesi harfi harfine tefsir etme fundamentalist i dini akidelerde aşırı ... |
| | entertain | f. eğlendirmek, avutmak, meşgul etmek; misafir etmek, ağırlamak, ikram etmek; misafir kabul etmek; hatırda tutmak; göz ... |
| | incurable | s., i. iyi olmaz, şifa bulmaz, devasız, düzelmez; i. iyi olmaz hasta. incurabil'ity, incur'ableness i. çaresizlik, şifa... |
| | ministry | i. vaizlik, papazlık; papazlar; bakanlık, vekâlet; hizmet, yardım. Ministry of Agriculture Tarım Bakanlığı. Ministry o... |
| | plow | İng. plough i., f. saban; sabana benzer herhangi bir alet; lokomotifin önünde kar süpüren alet; atlarla çekilen kar su... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | cer | Closer economic relations.... |
| | farmakoloji | pharmacology.... |
| | intifada | an uprising by Palestinian Arabs against Israel in the late 1980s and again in 2000; 'the first intifada ended when Isra... |
| | çöpçü | garbage man. scavenger. street sweeper. garbage collector. dustman. street cleaner.... |
| | amalgam | To amalgamate. a combination or blend of diverse things; 'his theory is an amalgam of earlier ideas' an alloy of mercury... |
|
|
|
 |
|
 |
|