 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | maverick | i., A.B.D. damgalanmamış ve sahipsiz dana, başıboş buzağı; A.B.D., k.dili toplum kurallarına uymayan kimse; parti disi... |
| | backtrack | (f). geriye dönüş yapmak; söylediğini değiştirmek veya sözünü geri almak.... |
| | throb | f. (-bed, -bing) i. vurmak, çarpmak, atmak (nabız, kalp); zonklamak; titreşmek; i. nabız vurması, kalp çarpması; çarpın... |
| | sporran | i. İskoçyalıların kullandığı kürk kaplı para kesesi.... |
| | look-see | i., (argo) bakma.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | serüvenci | adventurer. rover. adventurer maceracı. maceraperest.... |
| | tokat | slap. slap in the face. box. smack. wiper. wipe. buffet. clout. cuff. lick. sock.... |
| | az | little. few. small. short. under. insufficient. poor. contracted. inconsiderable. meager. meagre. poco. scrimp. scrimpy.... |
| | ohm | German physicist who formulated Ohm's Law.... |
| | çıkık | dislocation. dislocated. out of joint. protruding. projecting. projection. salient part. protuberant.... |
|
|
|
 |
|
 |
|