 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | collate | (f) karşılaştırakak okumak, karşılaştırmak (metin); (matb). tertip etmek, sayfalarısıraya koymak, harman yapmak; (kil). ... |
| | lapse | (f.) geçmek, mürur etmek; ihmal veya vefat dolayısıyle başkasına intikal etmek; battal olmak, hükmü kalmamak; sapmak, d... |
| | sacroiliac | s. kalçada iki kemiğin bitiştiği yere ait.... |
| | cress | (i)., (bot). tere. watercress (i). su teresi, cırcır. (bot). Lepidium sativum.... |
| | concave | (s)., (i). içbükey, obruk, konkav; (i). içbükey yüzey. concavo-concave (s). çift taraflı içbükey. concavo-convex (s). b... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | kıstas | criterion. check. yardstick.... |
| | ağır vasıta | heavy duty truck / lorry.... |
| | döllemek | fertilize. inseminate. impregnate. fecundate.... |
| | modernist | an artist who makes a deliberate break with previous styles. of or relating to modernism; 'modernist paintings'.... |
| | kabadayılık | bullying.... |
|
|
|
 |
|
 |
|