| English | Türkçe |
| chaos | (i). keşmekeş, karışıklık, düzensizlik; kaos.... |
|
| dichroism | (i). iki ayrı yönden bakıldığı zaman iki ayrı renk aksettirme hassası (kristal gibi), dikroizm.... |
|
| merryandrew | i. soytarı, palyaço.... |
|
| atrois | (Fr). üç kişilik.... |
|
| lash | (f.) bağlamak. lash down bağlayıp muhafaza etmek. lash together iple birbirine bağlamak.... |
|
| inferior | s, i. aşağı; adi, bayağı; mevki veya rütbede aşağı; ikinci derecede, ehemmiyeti az; astr. güneş ve dünya arasında olan... |
|
| pomander | i. eskiden hastalığa karşı kullanılan baharatlı top; karanfil içine batırılmış elma veya portakal.... |
|
| mazurka | i. Leh. dansı veya dans havası, mazurka..... |
|
| haunch | (i.) kalça; (çoğ.) kıç; koyun etinin but ile bel kısmı; (mim.), kemer koltuğu. haunched (s.) kalçalı.... |
|
| delicacy | Iezzetli şey incelik nezaket zarafet hassasiyet kibarlık |
|