 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | bema | i. Ortodoks kiliselerinde mihrabm etrafındaki çevrili kısım.... |
| | oblivious | (s.), (gen.) of veya to ile unutkan; habersiz; çevresinden habersiz; ilgisiz. obliviously (z.) ilgisizce, unutarak. obl... |
| | calvinism | (i). Kalvinizm.... |
| | community | (i). aynı yerde veya aynı şartlar altında yaşayan insan topluluğu; toplum, cemiyet; ahali, halk, amme; müşterek tasarruf... |
| | homologous | s. birbirine benzer veya birbirine eşit homolog'ical s. birbirine eşit, müsavi; birbirine benzer, benzeş, müşabih homolo... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | makara | reel. spool. block. bobbin. pulley. drum. barrel of windless. winch. roller. trundle. hasp. coil. caster. whip. cylindri... |
| | kesim | sector. segment. cutting. section. slaughter. slaughtering. butchering. region. belt. facet.... |
| | duraksamak | to hesitate. blow hot and cold. demur. falter. haver. hum. oscillate. pause. vibrate. waver. whiffle.... |
| | ortakçı | share cropper. sb who assists a farmer in return for a share of the crop. metayer.... |
| | nilüfer | water lily. lotus. victoria.... |
|
|
|
 |
|
 |
|