 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | percolate | f. süzmek, filtreden geçirmek; süzülmek, sızmak. percola'tion i. süzme, süzülme, filtreden geçirme veya geçme. per'cola... |
| | real | (s.), (z.) gerçek, hakiki; asıl; samimi; (huk.) gayri menkule ilişkin; (z.) gerçekten çok. real estate (huk.) gayri men... |
| | thirty | s., i. otuz; i. otuz rakamı, XXX. thirtieth s., i. otuzuncu; i. otuzda bir.... |
| | sixty | s., i. altmış; i. altmış sayısı veya rakamı. like sixty (argo). çok hızlı. the sixties 1960 ile 1969 arasındaki yıllar;... |
| | triweekly | z., s. üç haftada bir veya haftada üç kere (olan veya çıkan).... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | kaygana | omeleette.... |
| | izlemek | follow in smb.'s wake. follow. follow up. trace. track. pursue. chase. watch. observe. give chase. come on. dog. eye. go... |
| | başkanlık etmek | preside.... |
| | güzellik salonu | beauty salon.... |
| | atma | Atma.... |
|
|
|
 |
|
 |
|