 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | special | s., i. özel, hususi, has, mahsus; bir cinse mahsus; yegâne; ekstra (gazete); i. herhangi özel bir şey; özellik. special... |
| | foolhardy | (s). delice cesur, atılgan, çılgın. foolhardily (z). delicesine bir cesaretle, çılgınca. foolhardiness (i). delice ces... |
| | surprise | i., f. sürpriz; birden karşısına çıkış; hayret, beklenilmedik şey, şaşkınlık, ansızın vaki olan şey, hayret verici şey;... |
| | imperator | i. Roma imparatoru; komutan. imperator'ial s. imparatora ait.... |
| | leonine | s. aslan gibi, aslana ait, aslana özgü; cesur, aslan yürekli.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | ambalajlamak | to pack. to wrap. bundle up.... |
| | kaban | hut. duffle-coat. topper.... |
| | övücü | complimentary.... |
| | yaralanmak | fall. to be wounded. to be injured.... |
| | panik | black friday. like a scalled cat. panic. scare.... |
|
|
|
 |
|
 |
|