 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | durability | (i). dayanıklılık, mukavemet; sürekli oluş, devam.... |
| | defecate | (f). dışkı boşaltmak; tortusunu çıkarmak. defeca'tion (i). dışkı boşaltma.... |
| | dimorphic, phous | (s). iki şekilde görülebilen veya gözüken, iki şekilli. dimorphism (i). aynı bitki ve hayvan üzerindeki iki değişik şe... |
| | transfix | f. mıhlamak; sivri uçla delmek; kazıklamak, kazığa oturtmak; hayretten dondurmak.... |
| | sing | f. (sang, sung) i. şarkı söylemek, terennüm etmek; çağlamak; ıslık gibi ses çıkarmak, uğuldamak (rüzgar); çınlamak (k... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | hiddetlenme | explosion.... |
| | hayvan bilimci | animal scientist.... |
| | pos | Point of Sale also, Point of Service.... |
| | cetvel | ruler. scale. table. tabulated list. register. schedule. column in a list. graduator. sluiceway. ditch. sluice. deposit ... |
| | yarak | penis. cock. pecker. dick. tool. cock; dick; dong; manhood; rod; penis.... |
|
|
|
 |
|
 |
|