| English | Türkçe | | kibosh | i.,( argo), eski saçma, manasız şey. put the kibosh on boşa çıkarmak, bozmak, alt üst etmek.... |
| | spiv | i., İng. adi hırsız; İng., (argo) düzenbaz kimse, tavcı, dolandırıcı.... |
| | catamite | (i). ibne, oğlan.... |
| | gular | (s.) boğaza ait.... |
| | pellitory | i. yapışkanotu, bot. Parietaria officinalis.... |
| | transatlantic | s. Atlantik okyanusunun ötesindeki; Atlantik aşırı; Atlantik okyanusunu geçen.... |
| | drop | (f). (ped veya -t, ping) damlatmak; elinden bırakıp düşürmek; serpmek; yol vermek, salıvermek, bırakmak; yazıda, örgüde... |
| | fishy | (s). balıktan ibaret; balık gibi, içinde balık tadı veya kokusu olan; balığı çok; (k).dili şüpheli, inanılmaz. fishy e... |
| | granicus | (i.) Biga'daki Kocabaş Irmağının tarihi ismi.... |
| | velamen | çoğ velamina anat zar bot yılanyastığı veya salep kökü üstündeki süngersi zar |
|
|