 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | impasto | i., güz. san. koyu boya tabakası; koyu boya vurma usulü.... |
| | least | (s.), (z.), (i.) en ufak, en küçük, en az, en cüzi, asgari; (z.) zerre kadar, en az derecede; (i.) en az derece; en az ... |
| | appanage | (i). kral tarafından hanedana mensup olanlara irat ve maaş olarak tahsis olunan arazi veya para; has, tımar; bir k... |
| | zax | i., leh. kayağantaş kesmeye mahsus balta.... |
| | galley | i kadırga, çektirme; eski za manlarda kullanılan bir veya daha fazla sıra kürekleri olan harp gemisi; büyük ka yık; g... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | bireysellik | individualism ferdiyet.... |
| | referandum | referendum. ballot vote.... |
| | şua | ray. beam (of light. gleam.... |
| | amber | Amber is a fossilised resin The most commonly found colours are brown and yellow However, there are also specimens found... |
| | onursuz | ignoble. dishonourable.... |
|
|
|
 |
|
 |
|