| English | Türkçe | | tiny | s. minicik, ufacık, küçücük, ufak tefek.... |
| | grindstone | (i.) bileği taşı. keep one's nose to the grindstone durmadan çalışmak, didinmek .... |
| | regulus | (i.) Arslankalbi yıldızı.... |
| | prat | i., (argo) kıç.... |
| | broke | bak. break; s, k.dili meteliksiz, cebi delik.... |
| | casting | (i). döküm, kalıba dökme; atma, atış; toplama, hesap etme; rol taksimi; astar sıva. casting box dökum kalıbı. casting n... |
| | thorn | içdiken; üzüntü cefa; dikeni çok bitki; (eski) İngilizce'de th sesini gösteren harfin adıö thorn apple alıç bot. Cratae... |
| | exact | (f.) cebren almak; mecbur tutmak, icbar etmek; talep etmek; huk (birisini) mahkemeye celbetmek. exacting (s.) titiz, çok... |
| | titanium | i., kim. titan.... |
| | replete | dolu tamamıyle dolmuş repletion dolgunluk tıb kan dolgunluğu |
|
|