| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | internode | (i.) boğum, bir sapın iki boğumu arasındaki kısım. internodal (s.) bu kısma ait .... |
| | improvise | f. irticalen ,çalgı çalmak veya şiir söylemek; o anda uydurmak; birdenbire çaresini bulmak. improvisa'tion i. irticalen... |
| | discombobulate | (f)., (A.B.D)., argo Arap saçı gibi karıştırmak, altüst etmek.... |
| | sprag | i. fren takozu.... |
| | nuance | (i.) ince fark, ayırtı, nüans.... |
| | reflector | (i.) ayna, yansıtaç, reflektör; aynalı teleskop; ses aksettiren cihaz.... |
| | subtenant | i. kiracının kiracısı. subtenancy i. kiracının bir diğerine kiralaması.... |
| | systaltic | s., biyol. devamlı büzülüp açılan.... |
| | itself | (zam.) kendi, kendisi, bizzat.... |
| | chucklehead | dili budala kimse kalın kafalı kimse chuckleheaded kalın kafalı chuckleheadedness kalın kafalılık |
|
|
|
|