 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | new | s. yeni; taze; yeni çıkmış, yeni keşfolunmuş; tazelenmiş, yenilenmiş; görülmemiş, alışılmamış. new moon yeni ay, ayça, ... |
| | administrator | (i). yönetmen, idareci, mudur, mütevelli; (huk). vasi, vekil, mirası idare eden kimse.... |
| | annuity | (i). yıllık taksit; tahsisat, her yıl tahsil edilen belirli bir gelir; hizmete bedel olmayarak bir yerden verilen yı... |
| | audition | (i). (opera, koro, v.b.'ne girmek için yapılan) ses imtihanı; işitme hassası, işitme kuvveti, işitme.... |
| | son-in-law | i. damat.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | tezhip | illumination. gilding.... |
| | biletçi | conductor. bus conductor. ticket inspector. inspector. ticket seller. lottery ticket seller.... |
| | ürün | product. attitude study. crop. editorial write-up. emblements. established brand , image , market , product. finished go... |
| | şangırdatmak | clink.... |
| | prenslik | princedom.... |
|
|
|
 |
|
 |
|