| English | Türkçe | | schoolmarm , schoolma'am | i. sıkı disiplinli kadın öğretmen.... |
| | slackbaked | s. tam pişmemiş.... |
| | fibrous | (s). Iifli.... |
| | enfold , infold | f. katlamak, sarmak; kucaklamak, bağrına basmak.... |
| | stationer | i. kırtasiyeci.... |
| | cacodyl | (i). pis kokulu ve zehirli bir kimyasal karışım, kakodil.... |
| | export | (f). ihraç etmek, dışarıya mal göndermek, ihracat yapmak. exporta'tion (i). ihraç etme, ihracat; ihraç edilen mal. ex'po... |
| | gargle | f., i. gargara etmek, çalkalamak; i. gargara.... |
| | unwitting | s. farkında olmayan; kasıtsız. unwittingly z. istemeyerek, bilme yerek, farkında olmadan .... |
| | scenario | bir tiyatro eserinin konusunun ana hatları senaryo |
|
|