| English | Türkçe | | soapbox | i. sabun sandığı; sokakta nutuk çekenlerin üstüne çıktığı sandık. soap box derby A.B.D. çocukların kendi yaptıkları a... |
| | rebut | (f.) (ted, ting) çürütmek; (huk.) delillerle reddetmek. rebuttal (i.) delillerle çürütme ve reddetme. rebutter (i.), (h... |
| | hall | (i.) koridor, dehliz; hol; toplantı salonu, büyük salon; resmi veya umumi toplantılara mahsus bina; konak; okul veya ün... |
| | invective | (i.), (s.) ağır hakaret, sövüp sayma, küfür, tahkir, tezyif; (s.) küfür mahiyetinde.... |
| | much | s. (more, most) z.,i. çok, fazla, hayli;,z. çokça, fazla derecede; hemen hemen; i. çok şey, çok miktarda şey; önemli ş... |
| | d-day | (i). ikinci Dünya Savaşında Fransa'ya asker çıkarma günü.... |
| | excellent | (s.) mükemmel, kusursuz; üstün, faziletli, mümtaz, faik. excellently (z.). peka1â, mükemmelen.... |
| | thesis | i. (çoğ. theses) sav, dava, kaziye, iddia, önerme; tez, inceleme, araştırma; man tez, sav; müz., (şiir) mısraın vurgulu... |
| | subsolar | s. güneşin tam altındaki; tropikal; dünyasal.... |
| | fraise | bilhassa Kraliçe Elizabeth zamanında giyilen kırmalı yakalık istihkâma konan uçları sivri kazıklar şarampol |
|
|