 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | vole | i. tarla faresi, kır sıçanı. field vole kır sıçanı, zool. Microtus arvalis. short-tailed vole tarla sıçanı, zool. Micr... |
| | proctor | i., f., huk. bir çeşit dava vekili; üniversitede disiplini sağlayan memur; f. (sınavda, sınıfta) disiplini sağlamak.... |
| | flocculent | (s). yün gibi yünlü; pamuğu benzer ufak ufak parçaları olan; top top yünle kaplı. flocculence,-cy (i). yün gibi olma top... |
| | dachshund | (i). kısa bacaklı bodur bir cins Alman köpeği.... |
| | mesomorphic | s., fiz. sıvı ile billur arasında bir halde olan; adale ve kemikleri çok gelişmiş (insan).... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | Bulgar | bulgarian.... |
| | gözü kapalı | perfunctorily. automatically. without hesitation. blindly. unaware. ignorant.... |
| | doğan | rising. orient. nascent. falcon. hawk.... |
| | baharat | spices. seasoning. spicery. spice. condiment.... |
| | şeytan | artful. crafty. cunning. sly. wily. devil. the devil. satan. the evil one. dickens. demon. daemon. deuce. prince of dark... |
|
|
|
 |
|
 |
|