| English | Türkçe | | unforgiven | s. affedilmemiş.... |
| | sidelight | i. meseleyi dolaylı olarak aydınlatan şey; den. borda feneri.... |
| | sainthood | i. kutsilik, evliyalık; azizler, evliyalar.... |
| | wrinkle | i., f. buruşuk, cilt kırışığı; k.dili. metot, teknik; f. buruşturmak; buruşmak, kırışmak. new wrinkle yeni uygulanan yön... |
| | wise | s. akıllı, tedbirli; tecrübeli, bilgin olan, ferasetli; bilgece; mahir, usta; k.dili. haberli; A.B.D., (argo) küstah. ... |
| | panda | i. panda, zool. Ailurus fulgens. giant panda Çin ve Tibet'te bulunan bir cins iri panda,zool. Ailuropoda melanoleuca.... |
| | roguish | s. çapkın, derbeder; yaramaz .... |
| | rejoin | f. tekrar kavuşturmak, yeniden birleştirmek; tekrar kavuşmak.... |
| | apply | (f). yaklaştırmak; uygulamak, tatbik etmek; atfetmek, vermek; tahsis etmek, hasretmek, (-e). ayırmak; mahsus olmak, ... |
| | procurer | tedarik eden kimse muhabbet tellâlı pezevenk procuress pezevenk kadın |
|
|