eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

Türkçe English
1-kımıldatmak to move. to stir. to budge.
2-kımıldatmak to move slightly. bestir. budge. diddle. move. wiggle.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
referrerEng > Tr21:52:00
referredEng > Tr21:51:40
şöçEng > Tr21:00:18
yerliTr > Eng14:24:41
yerliEng > Tr14:24:33
kızılderiliTr > Eng14:23:40
kızılderiliEng > Tr14:23:00
I wroteEng > Tr11:55:16
dravEng > Tr12:05:47
terezEng > Tr22:12:05
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
discriminate (f). ayırmak, tefrik etmek, temyiz etmek, fark etmek, fark görmek, farkına varmak; fark gözetmek, ayrı tutmak, ayırım...

ambary (i). bir cins ebegümeci,(bot). Hibiscus cannabis; bu bitkinin elyafı....

maidenhead i. bikir....

flake (i)., (f). ufak kar tanesi; ince tabaka, ince parça; pul; (f)., away veya off ile tabaka tabaka soymak veya soyulmak; ...

bootleg f. içki kaçakçılığı yapmak; kaçakçılık etmek; satmak üzere üzerinde kaçak eşya bulundurmak....

billy goat k.dili teke, erkek keçi....

eidetic (s)., (psik). önceden algılanan objelerin zihinde net bir şekilde canlandırılması yeteneğine ait, bu yetenekle ilgili....

rear (i.), (s.) geri, arka; (ask.) artçı, dümdar; (s.) arkadaki, en geri. rear admiral (den.) tuğamiral rear guard dümdar ko...

dissatisfy (f). memnun etmemek, hoşnut etmemek, tatmin edememek. dissatisfac'tion (i). memnuniyetsizlik, hoşnutsuzluk, tatminsizli...

parimutuel at yanşlarında kaybedenlerin paralarının kazananlara dağıtıldığı bir çeşit müşterek bahis

TürkçeEnglish
nema A non-profit trade organization, supported by manufacturers of electrical apparatus and supplies in the United States It...

eğitmen tutorial. educator. instructor. training instructor....

kırkayak centipede. millipede. crab louse kasıkbiti....

cehalet ignorance....

güzelavrat otu belladonna....

sütçü milkman. dairyman....

olgunlaşmamış immature....

roba yoke. woman's dress....

kıldırmak to have sth performed by. to have sb perform sth....

saadet happiness heaven