| English | Türkçe | | unison | i., s. birlik, ahenk, uygunluk; müz. aynı perdeden olma. act in unison hep beraber hareket etmek. in unison beraber b... |
| | screwdriver | i. tornavida; portakal suyu ve votka kokteyli.... |
| | deplume | (f). tüylerini yolmak; soymak.... |
| | spreadeagle | s. kolları ve ayakları gerilmiş vaziyetteki; A.B.D., k.dili. aşırı vatanperver, gösterişçi.... |
| | ponderous | s. çok ağır; kütle halinde, masif; cansız, can sıkıcı; zihin yorucu. ponderos'ity, ponderousness i. ağırlık, siklet. p... |
| | garb | i, f kıyafet, ustbaş, kılık; f giy dirmek... |
| | tarpon | i. Meksika körfezinde bulunan iri bir av balığı.... |
| | sesqui | önek bir buçuk.... |
| | pigeonlivered | s. korkak.... |
| | repent | bot zool yerde yatan zool sürünen sürüngen |
|
|