| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | rugged | s. arızalı, pürüzlü, engebeli; düzensiz; bakımsız, karmakarışık; sert, haşin; kaba, terbiyesiz; kulak tırmalayıcı; sı... |
| | unbefriended | s. kimseden arkadaşlık görmeyen.... |
| | saxifrage | i. taşkıran çiçeği, bot. Saxifraga.... |
| | lord | i., f. efendi, sahip, mal sahibi; hakim, hükümdar; lord (bir asalet unvanı); b.h. Rab, Allah, Tanrı; Hazreti İsa; f. l... |
| | pinchcock | i. lastik boruya sıkıştırılarak sıvının akmasına engel olan kıskaç, pens.... |
| | threepence | i., İng. üç peni.... |
| | fisticuffs | (i). yumruk yumruğa kavga.... |
| | sag | f. (-ged, -ging) i. eğilmek, bükülmek, çökmek, bel vermek; sarkmak; yavaş yavaş düşmek (kıymet); den. rüzgâr altına sü... |
| | specular | s. ayna gibi, aynaya ait; tıb. speküloma ait.... |
| | perfectionism | fels günahsız hayatın kabil olduğunu kabul eden kuram hayatın en yüksek gayesinin ahlâki kemale erişmek olduğunu kabul eden kuram perfectionist bu nazariyeler taraftarı her şeyin mükemmel olmasın aşırı derecede isteyen kimse |
|
|
|
|