| English | Türkçe | | cymbal | (i)., (müz). büyük zil. cymbalist (i). zil çalan kimse.... |
| | delicate | (s). nazik, narin, ince, zayıf, kolay kırılır; hassas,(aletler) dakik, titiz; en ufak değişiklikleri kaydeden , hassas; ... |
| | vermilion | i., s., f. al renk, parlak kırmızı; zincifre, sülüğen; s. al; f. zincifre veya sülüğen sürmek.... |
| | septillion | (i.) Amerikan ve Fransız usulüne göre 24 sıfırlı sayı; İngiliz usulüne güre 42 sıfırlı sayı.... |
| | luster | ing. -tre i., f. parlaklık, parıltı; cila; şaşaa, göz allalık, ihtişam; şamdan, avize, ışık veren şey; çok güzel olma... |
| | conelrad | (i). radyo dalgalarını casuslara karşı korumak için kullanılan sistem.... |
| | norway | (i.) Norveç.... |
| | homestretch | i. yanşta hedefe yakın olan düzlük yer; bir yolun son kısmı.... |
| | sonship | i. oğulluk sıfatı.... |
| | cf. | kıs compare |
|
|