| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | stepdaughter | i. üvey kız.... |
| | dustpan | (i). faraş.... |
| | unendurable | s. dayanılmaz, çekilmez.... |
| | bunt | i., den. yelken eteğinin orta yeri; balık ağının şişen kısmı.... |
| | jargon , jargoon | (i.), (min.) zirkonyum taşının renksiz veya sarı bir çeşidi.... |
| | budge | f. kımıldamak, hareket etmek; kımıldatmak, hareket ettirmek.... |
| | wheel | f. tekerlekler üzerinde taşımak; döndürmek; çark gibi çevirmek; el arabası ile götürmek; çark veya tekerlek gibi yuvar... |
| | unquote | f. aktarılan parçanın sonuna tırnak işareti koymak, tırnak işaretini kapamak. quote unquote onun sözleriyle.... |
| | off | (z.), (s.), edat uzağa; ileriye, ileride; öteye, ötede; yanda; tamamen; uzakta; (s.) uzak; yanlış; uygun olmayan, anor... |
| | satiety | doymuşluk tokluk |
|
|
| Türkçe | English | | er | Earned Run.... |
| | memleket | country. domain. land. homeland. motherland. mother country. bourn. bourne. native shore.... |
| | general | Common to many, or the greatest number; widely spread; prevalent; extensive, though not universal; as, a general opinion... |
| | askı | hanger. clothes hanger. suspender. shoulder strap. rack.... |
| | yürüyüş | gait. march. pace. ramble. walk. walking. rally.... |
| | ilk ağızda | at the first attempt. on the first occasion.... |
| | bide | To wait for; as, I bide my time.... |
| | park | park , Pk , Park.... |
| | kılavuz | companion. guide. manual. pilot. rudder. shepherd. leader.... |
| | inançlı | faithful |
|
|
|