| English | Türkçe |
| blowfly | i tırtılları leşte veya canlı hayvanda büyüyen bir kaç sinekten biri.... |
|
| glint | f., i. birden parlamak; fırlamak; i. parıltı, birden görünen ışık, çıkış.... |
|
| hypertrophy | i., tıb. bir organın anormal irileşmesi. hypertroph'ic s. fazla irileşmeye ait.... |
|
| soutache | i., Fr. sutaşı, suyolu, harç, işlemeli kenar şeridi.... |
|
| sportsman | i. (çoğ. men) sporcu; avcı; profesyonel kumarbaz; sportmen. sportsman like s. sporcuya yakışır, sportmence; namuslu. ... |
|
| highlands | (i)., (çoğ). dağlık yer, dağIık memleket; (b.h). Kuzey iskoçya. Highlander (i). Kuzey iskoçyalı.... |
|
| tricky | s. hile; ustalık isteyen; becerikli, usta, hünerli. trickily z. hile ile. trickiness i. hile; hüner.... |
|
| haversack | (i.) asker çantası; kumanya torbası .... |
|
| serviceable | (s.) işe yarar, elverişli, kullanışlı, faydalı, yararlı, lüzumlu; hizmete alışkın, dayanıklı. serviceableness (i.) fayd... |
|
| trial | huk davanın görülmesi muhakeme duruşma yargılama tecrübe deneme bakma imtihan tecrübe olunma denenme imtihan kabilinden olan felaket veya keder trial and error çeşitli yolları deneme deneyerek trial balance muhasebede zimmet ve matlup yekunlarının mukayesesi mizan trial balloon halkın tepkisini öğrenmek için bir plan hakkında verilen önhaber trial by jury jüri heyeti tarafından muhakeme olunma trial jury bir davada son kararı veren on iki kişilik jüri heyeti trial trip yelkenli gemi veya vapurun tecrübe seferi tecrübe deneme be on trial yargılanmak muhakemesi olmak tecrübe edilmek denenmek He is trial to his mother Annesi için bir baş belâsıdır |
|