eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

Türkçe English
1-katıksız hapis solitary confinement with bread and water as food.
2-katık something eaten with one's bread.
3-katık a food eaten with bread.
4-katıksız unadulterated. pure.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
FAKEEng > Tr20:05:33
poşibilitiesEng > Tr09:10:23
ÇĞIEng > Tr09:09:51
ALAYTr > Eng21:03:02
oto tamırEng > Tr17:23:48
kamılEng > Tr13:18:35
takdir etmekTr > Eng16:34:56
hakkını vermekTr > Eng16:34:34
uzatmakTr > Eng16:33:09
işbirliğiTr > Eng16:29:37
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
spitz i. Pomeranya köpeği....

poplin i. poplin....

edible (s),(i). yenebilir; (i). yenen şey, yiyecek. edibil'ity (i). yenebilme niteliği....

quarter i., s. dörtte bir kısım, çeyrek; 25 sentlik sikke; senenin dörtte biri, üç aylık müddet; öğretim yılının dörtte biri; ...

knave (i.) hilekâr kimse; iskambil oyununda bacak; eski uşak. knavery (i.) hilekârlık. knavish (s.) hilekâr. knavishly (z.) h...

brandling i., ing. üzerinde sarı lekeleri olan. kızılkahverenkli ve daha çok gübre yığınlarında bulunan küçük solucan, zool. Helod...

balsa (i). tahtası çok hafif olup, cankurtaran salı v.b. yapımında kullanılan bir tropikal Amerikan ağacı; bu ağacın tahtası; ...

salad i. salata. salad days gençlik çağı, acemilik. salad dressing mayonez; salata sosu....

orgasm i., fizyol orgazm, özellikle cinsel ilişkide şiddetli heyecan; fazla heyecan, şiddetli hareket....

doctrinal kuram veya doktrine ait

TürkçeEnglish
kırışmak crease. crinkle. crumple. wrinkle. to wrinkle. to crinkle. to crease. to crush. to crumple. to ruck up. to kill one anot...

hınzırlık etmek to behave nastily / mischievously....

hava sahası air space. airspace....

çarşaf bed sheet. garment covering a woman from head to foot....

seçtirmek to cause sb to choose sb / sth....

cart The Swiss valet Prince Albert brought with him from Coburg, who had been in his service since the prince was a child....

ırz chastity. purity....

adrenalin adrenaline....

öngörmek stipulate. to stipulate. to anticipate....

hayırsızlık unfaithfulness