 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | wheel | f. tekerlekler üzerinde taşımak; döndürmek; çark gibi çevirmek; el arabası ile götürmek; çark veya tekerlek gibi yuvar... |
| | solicitude | i. merak, kuruntu, vesvese; arzu, iştiyak; endişe konusu olan şey, dert.... |
| | fraternize | (f). birbiriyle kardeş gibi olmak, arkadaşlık etmek; düşmanla kardeş gibi samimi olmak. fraterniza'tion (i). arkadaşlık ... |
| | dimmer | (i)., (elek). ışık kesici reosta.... |
| | medlar | i. muşmula, beşbıyık, döngel, bot. Mespilus germanica. Japanese medlar yenidünya, maltaeriği, bot. Eriobotrya japonica.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | sence | nach deiner ansicht.... |
| | plastik sanatlar | The fine arts.... |
| | bayatlamak | to get stale.... |
| | kızmak | get hot under the collar. have one's hackles up. fly off the handle. be angry. get hot. become hot. heat. be angry with ... |
| | depo | spike. depository. depot. magazine. storehouse. tank. warehouse. store. can. canister. jerrycan. reservoir. storage tank... |
|
|
|
 |
|
 |
|