| English | Türkçe | | sensate | s. beş duyu ile algılanan.... |
| | veracity | i. hakikat, gerçek; dürüstlük, doğruluk; gerçeklik.... |
| | gestation | i. gebelik; gebelik süresi.... |
| | precedence | i. önce gelme; üstünlük; önce vaki olma, takad- düm. take precedence takaddüm etmek, başta gelmek. order of precedenc... |
| | neoplasm | i., tıb. vücuttaki her hangi bir dokunun anormal büyümesi, neo plazma, tümör, ur. neoplastic s. tümöre ait.... |
| | inland | i., s., z. bir memleketin denizden uzak yerleri; memleketin içerisi, dahil; s. memleketin içeri kısımları olan, dahili,... |
| | boil | f., i. kaynamak, kaynar gibi kabarmak veya köpürmek; öfkeden köpürmek, galeyana gelmek; haşlanmak, kaynar suda pişmek; k... |
| | mandamus | i., huk. yüksek mahkeme tarafından bir alt mahkemeye veya belediyeye verilen yazılı emir.... |
| | tartarus | i., Yu. mit. ölüler diyarı ''Hadesten aşağıda bulunan derin uçurum.... |
| | inky | mürekkepli mürekkep gibi simsiyah inkiness mürekkeplilik simsiyahlık |
|
|