| English | Türkçe |
| heroism | (i). kahramanlık.... |
|
| playable | s. oynanabilir; çalınabilir.... |
|
| copper | (f).bakır kaplamak; bakır rengi vermek; (argo). bahis tutuşmak. coppery (s). bakır gibi, bakırımsı, bakırlı.... |
|
| hospodar | i. Eflak ve Buğdan prensi, voyvoda.... |
|
| ferule | (i)., (f). öğrencinin eline vurmaya mahsus sopa; (f). bu sopayla dövmek.... |
|
| doff | (f). çıkarmak (elbise); şapkayı çıkararak selâm vermek; atmak, başından savmak. doffer (i). çıkaran kimse; şapkası ile ... |
|
| virginsbower | i. orman asması, bot. Clematis virginiana.... |
|
| intrigue | (i.) entrika, desise, hile; el altından görülen iş; gizli aşk macerası; merak uyandırabilme kabiliyeti; hikâyeyi ilginç... |
|
| frolic | (i)., (f). (icked, icking) (s). eğlence; coşma, neşe; (f). gülüp eğlenmek, (başkasına) oyun oynamak; (s). neşeli, şen, ... |
|
| violone | müz eski en pes sesli büyük keman |
|