 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | yield | f., i. vermek, ödemek; mahsul vermek; teslim etmek; kabul etmek; teslim olmak; dayanamayıp baş eğmek; bel vermek, çökmek... |
| | contemn | (f). hor görmek, küçük görmek, adam yerine koymamak.... |
| | sting | f. (stung) i. arı gibi sokmak; iğne gibi acıtmak, batmak; canını yakmak; tahrik etmek; acımak, acı vermek, sızlamak; ... |
| | unbrace | f. bağlarını çıkarmak; çözmek; gevşetmek; zayıflatmak.... |
| | abc's | alfabe; herhangi bir şeyin temel kuralları.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | terörizm | terrorism.... |
| | balsam | any seed plant yielding balsam. any of various fragrant oleoresins used in medicines and perfumes. a fragrant ointment c... |
| | top | A planned leave from the university for a semester or a year after which you do not need to reapply for admission.... |
| | derman | strength. power. remedy. cure.... |
| | alp | A bullfinch. any high mountain.... |
|
|
|
 |
|
 |
|