| English | Türkçe | | complementary | (s). tamamlayan, tamamlayıcı, tümleyici. complementary angle tümler açı. complementary colors (bak). color.... |
| | unpack | f. açmak (bavul), açıp boşaltmak.... |
| | bedspread | (i). yatak örtusü.... |
| | pratique | i., Fr., den. pratika, karantinadan geçen gemiye verilen limana giriş izni.... |
| | grimace | (i.), (f.) surat buruşturma; (f.) surat buruşturmak, yüz ekşitmek.... |
| | quiet | s. sessiz, sakin; hareketsiz, rahat, asude; nazik, yumuşak huylu, tatil, uslu; gösterişsiz, yumuşak. quietly z. yavaşça... |
| | muscle | i. kas, adale; adale kuvveti. muscle-bound s. fazla idmandan kasları çok gelişmiş. Don't move a muscle. Hiç kımıldanma... |
| | sorry | s. üzgün, kederli, hüzünlü, gamlı; üzücü, elemli; kasvetli; pişman; acı, müteessif. He made a sorry spectacle of himsel... |
| | sought | bak. seek.... |
| | haystack | büyük ot yığını tınaz |
|
|