 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | vague | s. muphem, bellisiz, bulanık, şüpheli, karanlıkça, muğlak. vague'ly z. müphem şekilde, belli belirsiz. vague'ness i. ... |
| | maroon | f. bir kimseyi ıssız ada veya kıyıya çıkarıp yalnız bırakmak.... |
| | stew | f., i. hafif ateşte kaynatmak; kaynamak; k.dili. endişe etmek; i. türlü, güveç; k.dili. kuruntu, endişe, merak. stew in... |
| | replevin | i., huk. gaspolunmuş eşyanın geri alınması için açılan dava; bu suretle geri alma emri; kefalet.... |
| | by | edat yanında, yakınında, nezdinde;yakınından, yanından; ile, vasıtasıyla; (-den),tarafından; kadar; göre; hakkında, hakk... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|