 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | institution | i. yerleşmiş gelenek veya kanun; devamlı olan şey; kuruluş, müessese, tesis; tımarhane, hapishane.... |
| | trickle | f., i. damla damla akmak veya akıtmak; azar azar gelmek; i. damlama; damla damla akan şey.... |
| | genesis | i. hilkat, yaratılış, meydana gelme; başlangıç, mebde, menşe; b.h. Tekvin.... |
| | felonious | (s). cümre ait, suç unsuru olan, suçlu. feloniously (z). cürüm halinde, suç işleyerek.... |
| | sling | i., f. (slung) sapan; askı; bir şeyi kaldırmak veya asmak için kullanılan kayış; den. izbiro; f. sapanla atmak, fırlatma... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | avuç | handful.... |
| | boca | Building Officials and Code Administrators, International, Country Club Hills, IL One of the U S model code organization... |
| | mecnun | madly in love. love-crazed.... |
| | mukavelename | contract. written agreement.... |
| | turunculaşmak | to turn orange.... |
|
|
|
 |
|
 |
|