 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | expostfacto | (Lat). sonradan yapılmış olup öncekileride kapsayan; (huk). karar veya kanun yürürlüğe girmeden öncesi için geçerli olan... |
| | smokestack | i. vapur bacası; uzun fabrika bacası.... |
| | choral | (s). koro ile ilgili; bir koro tarafından söylenmiş; koro için yazılmış.... |
| | nonsense | (i.) saçma şey, boş laf; önemsiz şey. nonsense verses eğlence için yazılmış saçma mısralar, anlamsız şiir. talk nonsen... |
| | continuity | (i). devamlıIık, süreklilik, ardı arkası kesilmeyiş; program metni; detaylı senaryo.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | kırbaçlamak | flog. lash. scourge. whip. to whip. to flog. to scourge. to lash.... |
| | istisna | exceptional. exception.... |
| | serf | helot. serf. villein.... |
| | kabin | cubicle. cabin. cabinet. booth.... |
| | serum | A thin watery fluid, containing more or less albumin, secreted by the serous membranes of the body, such as the pericard... |
|
|
|
 |
|
 |
|