 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | lupus | i., tıb. deri veremi.... |
| | tourniquet | i. kan akıntısını durdurmak için kola veya bacağa sarılan sıkı sargı.... |
| | solarize | f. güneş ışığına maruz bırakmak; foto. klişeyi güneş ışığına fazla maruz bırakarak bozmak. solarization i. güneş ışın... |
| | subaudition | i. ifade olunmayan şeyi anlama veya anlatma; ima yoluyla anlaşılan veya anlatılan şey.... |
| | yamen | i. eski Çin'de yüksek memura mahsus daire veya lojman, eski Çin'de hükümet dairesi.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | aforoz | anathema. excommunication.... |
| | tırmık | drag. rake. scratch. harrow.... |
| | ayraç | bracket. parenthesis.... |
| | savsaklamak | to put off doing sth continually. to put sb off with an excuse. to neglect sth / to do sth. neglect. to put on the shelf... |
| | sumak | sumac. sumac sumach.... |
|
|
|
 |
|
 |
|