 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | plutocracy | i. zenginler hakimiyeti, plutokrasi; servet sahipleri sınıfı, zengin takımı. plu'tocrat i. servetinden dolayı fazla nü... |
| | auscultation | (i)., (tıb). stetoskop ile dinleme; dinleme, kulak verme.... |
| | girdle | i., f. kuşak, kemer; korse, kuşak gibi saran herhangi bir şey; ağacın üzerinde kuşak şeklinde kabuğu soyarak yapılan ha... |
| | pseudepigrapha | i., çoğ. sahte veya taklit yazı, özellikle Kitabı Mukaddes yazarları tarafından yazıldığı iddia olunan fakat doğruluğ... |
| | parathyroid glands | paratiroid bezleri.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | bombalamak | to bomb.... |
| | zincifre | vermilion.... |
| | artist | One who professes and practices an art in which science and taste preside over the manual execution.... |
| | kazımak | to scrape. to scrape sth off. to shave. to engrave. erase. incise.... |
| | solgunluk | paleness. fadedness. pallor.... |
|
|
|
 |
|
 |
|