 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | terse | (s.) kısa ve özlü (söz), veciz. terse'ly (z.) kısa ve öz olarak. terse'ness (i.) kısa oluş.... |
| | incommunicable | s. ifade edilemez; söylenilemez; nakledilemez. incommunicabil'ity i. ifade edilemez durum. incommunicably z. ifade edi... |
| | retrieve | f., i. tekrar ele geçirmek; tekrar kazanmak veya düzeltmek; tazmin etmek, çaresini bulmak; bulup getirmek (köpeğin yar... |
| | centenary | (s)., (i). yüz yüz yıllık; yüz yılda bir vaki olan; (i). 100 yıldönümü; yüzyıl, asır.... |
| | spinnaker | i. üç köşe büyük yarış yelkeni.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | lezbiyen | lesbian.... |
| | dinlence | holiday. vacation tatil.... |
| | lava | Molten rock that is capable of flowing on the surface or in lava tubes See 'pahoehoe' and 'aa' for specific types.... |
| | nazım | verse. poetry. poetry koşuk.... |
| | kırıkçı | bonesetter.... |
|
|
|
 |
|
 |
|