 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | starling | i. köprü ayağının etrafına kakılan kazıklar.... |
| | xantho- | (önek) sarı.... |
| | stimulate | f. uyarmak, teşvik etmek, tahrik etmek, harekete geçirmek, kamçılamak; tembih etmek; elektrik kuvvetiyle veya alkollü ... |
| | bash | (f)., (i)., (k.dili). kuvvetle vurmak, hızla vurmak; (i). şiddetli vuruş; kuvvetli darbe; ing., (argo) cümbüş.... |
| | slit | f. (slit, ting) i., s. düz ve uzun yarık açmak; ince ve uzun yarmak, uzunluğuna kesmek; i. düz ve uzun yarık; dar ve u... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | ayrılık | parting. separation. dissimilarity. difference. standoff. clash. disagreement. dissentient. divorce. faction. gap.... |
| | içten içe | one inside the other. concentric. one opening into another room.... |
| | ricacı | person who makes a request on behalf of sb else. go-between.... |
| | basit | elementary. plain. simple. ordinary. common. manifest. natural. incomplex. unaffected. artless. bare. chaste. fiddling. ... |
| | çağırma | call.... |
|
|
|
 |
|
 |
|