| English | Türkçe |
| lickerish | , liqourish s., eski ahlaksız, kadın düşkünü; obur, pisboğaz; sefih.... |
|
| hepatization | (i).,,(tıb). bir dokunun bir hastalık esnasında karaciğer rengini ve kıvamını alması.... |
|
| urmia | i. Urmiye gölü.... |
|
| etfluvium | (çoğ. via) (i). fena koku gibi hafif ve gözle görülmeden ortaya yayılan madde; çürüyen cisimlerden çıkan fena koku... |
|
| quanta | çoğ., bak. quantum.... |
|
| jacko'lantern | (i.) içi oyulmuş ve bir tarafına insan çehresi şekili verilmiş kabaktan oyuncak fener; bataklık yerlerde görülen bir ... |
|
| wax | i., f. mum, balmumu; balmumuna benzer herhangi bir madde; parafin; kırmızı balmumu; kulak kiri; bot. bitkilerin ifraz ... |
|
| rink | i. bazı oyunlara mahsus buz sahası; bina içinde patinaj alanı; tekerlekli patenle kayma yeri.... |
|
| scrimpy | s. çok kıt, eksik; cimri. serimpily z. çok kıt olarak; cimrice. serimpiness i. kıtlık, eksiklik; cimrilik.... |
|
| kale,kail | lahana familyasından kıvırcık yapraklı bir sebze İskoç lahana çorbası argo para sea kale yabani lahana bot Crambe maritima |
|