 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | canal | (i). kanal; su yolu; (anat). içinden damar, sinir veya su geçen kanal. Canal Zone Panama Kanalı mıntıkası.... |
| | evaluate | (f.) kıymet takdir etmek,değerini tayin etmek, paha biçmek; tartmak. evalua'tion (i.) paha biçme, kıymet takdiri, değerl... |
| | beseem | f. uygun olmak munasip olmak, yakışmak, yaraşmak; yakışık almak. beseeming s. yakışır, münasip. beseemingly z. yakışır ş... |
| | schizoid | s., i., tıb. şizofreni hastallğına ait veya ona benzer: sizofreniye eğilimli; i. Sizofren.... |
| | ipsofacto | (Lat.) yalnız bu sebeple, fiilen, haddi zatında.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | magma | Molten rock that cools and solidifies below the surface of the earth.... |
| | et suyu | meat broth. consommé.... |
| | vay | wow. oh! alas!. oh!. wow!. well!. boy!.... |
| | kırıntı | crumb. fragment. piece. bit. scrap. shorts.... |
| | korkuluk | balustrade. barrier. parapet. scarecrow. banister. mere figurehead.... |
|
|
|
 |
|
 |
|