| English | Türkçe | | kicker | i. vuran şey veya kimse;( A.B.D.), k.dili şikâyetçi, yakınan kimse; (A.B.D.), (argo) meseleyi veya tartışmayı etkileye... |
| | unstudied | s. çalışma sonucu öğrenilmemiş; tabii; çalışılmamış, hazırlıksız, plansız.... |
| | merest | s. en az olan.... |
| | hollow | (s). içi boş, oyuk; çukur, derin, çökük; yankı yapan, boşluktan gelen (ses); yalan, sahte, aldatıcı, riyakâr; aç. holl... |
| | grenadine | (i.) ipek veya yünle ipek karışımından yapılmış çok ince kumaş; nar şurubu.... |
| | t -t | i. İngiliz alfabesinin yirminci harfi; bu harfin sesi; T şeklinde şey. to a T aynen, tıpatıp.... |
| | shatter | (f.) kırmak, paramparça etmek, darmadağın etmek, tahrip etmek; dengesini kaybettirmek; parçalanmak, kırılmak, darma d... |
| | covert | (s). gizli, örtülü; (huk). zevcin himayesi altında. covertly (z). gizli olarak.... |
| | defile | (f)., (i). sıra halinde yürümek; (i). sıra halinde yürüyüş; dağlar arasındaki uzun ve dar geçit.... |
| | aborigine | bir memleketin asıl yerlisi bir memleketin asıl hayvan ve bitkilerinden biri |
|
|