 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | syrup | i. şekerli sos. syrupy s. ağdalı, soslu.... |
| | bringing-up | i. çocuk bakımı ve terbiyesi.... |
| | soulful | s. duygulu, hisli, anlamlı, manalı. soulfully z. duygulu bir şekilde. soulfulness i. duygululuk, hislilik.... |
| | muddle | f., i. karıştırmak, yüzüne gözüne bulaştırmak; becerememek; i. karışıklık; şaşkınlık, sersemlik; karışık şey, karmakarış... |
| | fell | (s). zalim, insafsız vahşi, korkunç; öldürücü. in one fell swoop bir hamlede, bir çırpıda.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | sindirilemeyen | indigestible.... |
| | sersem | stupefied. dazed. confused. muddled. addled. muddleheaded. dopey. silly.... |
| | tufan | the flood. the deluge. violent rainstorm. flood.... |
| | posta kartı | postcard.... |
| | popo | butt. fanny.... |
|
|
|
 |
|
 |
|