| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | splendent | s. parlak ışıklı; şaşaalı, gösterişli.... |
| | stoned | s.,(A.B.D.), (argo) sarhoş; uyuşturucu madde tesiri altında.... |
| | precedent | s. önceki.... |
| | kin | i., s. akraba, hısım; eski soy, nesep; akrabalık; s. akrabalığı olan, aynı soydan; benzer. near of kin yakın akraba. ne... |
| | liquidate | f. ödeyip tasfiye etmek (borç), tediye etmek; tasfiye etmek (iş), işi kapatmak, likide etmek: argo öldürmek.... |
| | bookstack | i. tavana kadar yükselen kitaplık.... |
| | charnel house | cesetlerin veya öIü kemiklerinin konulduğu mahzen.... |
| | duck | (i). ördek dişi ördek; Anatidea familyasından ördek; (ing.), (k.dili) sevgili yavru; sakat kimse veya şey, kolay ele ge... |
| | qualm | i. ansızın gelen gönül bulantısı; şüphe, karamsarlık, umutsuzluk; vicdan azabı, pişmanlık. qualms of con science vicdan... |
| | park | park umumi bahçe ask ordu mühimmatının biriktirildiği yer lunapark vahşi hayvanlar için çitle ayrılmış geniş saha arabayı park etmek: argo koymak bir araya biriktirmek park içine koymak parking lot araba park yeri parking meter araba park yerlerinde para toplayan sayaç |
|
|
| Türkçe | English | | acılık | bitterness. acridness. acridity. gall.... |
| | el | East Indian. The, a definite article, in Spanish. equivalent lot.... |
| | yolsuzluk | graft. illegality. malpractice. lack of roads. pennilessness. being broke.... |
| | orgeneral | general.... |
| | gereklilik | necessity. need lüzum.... |
| | adam | Armywide Devices Automated Management System.... |
| | sadist | malevolent. sadist.... |
| | spot | Refers to the characteristic of being available for immediate delivery Also refers to the cash market price of a specifi... |
| | mark | An object the sailing instructions require a boat to leave on a specified side, and a race committee vessel surrounded b... |
| | yürek çarpıntısı | flutter palpitation pant twitter |
|
|
|