| English | Türkçe | | pointed | s. sivri uçlu; keskin, nüfuz edici, tesirli; özel anlam ifade eden, manalı. pointedly z. manalı olarak, belirli bir şa... |
| | mex | kıs. Mexico.... |
| | crap | (i)., (f)., (argo). saçma; çöp, işe yaramaz şeyler; (argo). pislik; (f)., out ile (zarda) yediye atmak; (argo). şansı... |
| | weak | s. zayıf, kuvvetsiz, mecalsiz, takatsiz; hafif, dayanıksız; metanetsiz; sebatsız; akılsız, şaşkın; eksik; hükümsüz; fot... |
| | congo | (i). Kongo nehri. Congo Brazzaville (bak). Zaire. Congo Kinshasa Kongo Kinshasa Kongo'nun başkenti.... |
| | marron | i. iri kestane. marron glace kestane sekerlemesi.... |
| | quartering | s., den. kıç omuzluğuna doğru esen, kıçlık.... |
| | loon | i. gerdanlı dalgıç, zool. Gavia. crazy as a loon bütün bütün sersem, zırdeli.... |
| | urban | s. şehre ait, şehirde bulunan. urban renewal şehri yeniden oturulabilir şekle koyma planı.... |
| | freeman | köle olmayan kimse hür adam |
|
|