 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | sidereal | s. yıldızlara ait; yıldızların hareketlerine göre hesaplanmış (gün). sidereal clock yıldızların hareketine göre işleye... |
| | bailee | (i)., (huk). emanetçi, kendisine saklamak için verilen malı kabul eden kimse.... |
| | coinage | (i). para basma; meskukât; tedavüldeki para, geçerli para; bir memleketin para sistemi; icat, imal edilmiş herhangi bir ... |
| | kid | i. denizcilerin azıklarını koydukları ufak tahta tekne; balıkçı gemilerinde içine balık konulan ufak tahta tekne.... |
| | potassium | i., kim. potasyum.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | ihtiyar | old. old person. elder. senior. prominent citizen. selection. option. choice. preference. free-will. freedom of choice. ... |
| | sif | A format for compressed video specified by the MPEG committee, with resolutions of 352 x 240 x 29 97 for NTSC and 352 x ... |
| | perşembe | thurs. thursday.... |
| | keyfiyet | state of affairs. situation. matter. affair. condition. nature.... |
| | stratus | A form of clouds in which they are arranged in a horizontal band or layer.... |
|
|
|
 |
|
 |
|