| English | Türkçe | | baggy | (s). torba gibi, gevşek, sarkık.... |
| | radiotelegram | i. radyotelgraf, telsiz telgraf.... |
| | bungle | f., i. acemice iş yapmak, yüzüne gözüne bulaştırmak; i. acemice yapılan iş, beceriksizlik.... |
| | upper | s., i. üstteki, üst kattaki; yukarıki, yukarıdaki; üst; i. saya, ayakkabı yüzü; çoğ. kumaş tozluk; k.dili. yataklı vag... |
| | quenelle | i., ahçı. bir çeşit tavuk veya dana köftesi.... |
| | ween | f., (eski) zannetmek, sanmak.... |
| | tangible | s. dokunulur, tutulur; anlaşılır, akla yakın, kavranabilir; gerçek; maddi; duyulur, hissedilir. tangible assets maddi... |
| | lar | (bak.) lares.... |
| | risinq | s., i. kalkan, çıkan, yükselen, ilerleyen; büyüyen, yetişen; i. yükseliş, ilerleyiş; isyan, ayaklanma.... |
| | salonika | Selanik |
|
|