| English | Türkçe | | hanoi | (i.) Hanoi .... |
| | gallivant | f gezip tozmak, zevk peşinde koşmak, gününü gün etmeye bak mak... |
| | thrace , thracia | i. Trakya. Thracian i., s. Trak; Trakyalı; s. Trakya'ya özgü.... |
| | cleaver | (i). satlr, balta.... |
| | bombard | f. topa tutmak, bombardıman etmek: bombalamak; üzerine varmak, sıkıştırmak. bombarder i. topa tutan kimse. bombardmen... |
| | alyssum | (i). deliotu, (bot). Alyssum.... |
| | hopper | i. sıçrayan kimse veya şey; sekerek yürüyen kimse; pire gibi sıçrayan böcek; silo, sarpın; gemi yüklemek veya boşaltma... |
| | drop | (i). damla, katre; az miktarda herhangi bir şey, bir yudum içki; (ecza). damla; damlaya benzeyen herhangi bir şey daml... |
| | residential | s. ikamete yarar, içinde oturulur, ikamete mahsus. residential quarter bir şehirde ikametgahların çok olduğu semt.... |
| | pathetic | acıklı dokunaklı etkileyici tesirli heyecan verici pathetically dokunaklı veya etkileyici bir surette heyecanlandırarak |
|
|