| English | Türkçe | | pullet | i. piliç, yarga.... |
| | supporter | i. taraftar; yardımcı; jartiyer; askı; bileklik.... |
| | bob | i. demet, salkım; şakul, pendant; kısa kesilmiş saç modeli (kadın ve çocuklarda); balık yemi; olta mantarı; hafif bir da... |
| | photooffset | i. foto ofset.... |
| | cockaleekie | (i). pırasalı tavuk çorbası.... |
| | van | i., f. üstü kapalı yük arabası; ing. furgon; f. yük arabası veya vagon ile taşımak.... |
| | telepathy | i .telepati, uzaduyum . telepath'ic s telepatiye ait. telepath'ically z. telepati ile. telepathist i. telepatiye inanan... |
| | treasure | i., f. hazine, para hazinesi; biriktirilmiş şey; değerli şey; f. hazine yığmak, para biriktirmek; çok kıymetli tutmak. ... |
| | indicator | i. gösteren şey veya kimse, işaret eden şey, delil, belirti; mak. gösterge ibresi, gösterge; kim. asit veya alkalinin... |
| | nasofrontal | anat burun ile alın bölgesine ait |
|
|