| English | Türkçe | | double | (f). iki misli yapmak; iki ile çarpmak; bukmek, iki kat yapmak; sıkmak (yumruk); iki mislini ihtiva etmek, iki misli ... |
| | monster | i., s. canavar; acayip ve doğaüstü şey; hilkat garibesi, ucube; gaddar kimse; dev gibi şey veya kimse; s. buyük, iri.... |
| | etruscan | (s.), (i.) eski italya da Etrurya ya ait; (i.) Etrurya'lı, Etrurya dili. ette sonek küçültme eki: kitchenette: dişil isi... |
| | recede | (f.) çekilmek, geri çekilmek; uzaklaşmak; vaz geçmek, sözünden dönmek.... |
| | prosy | s. düzyazı gibi, nesre ait, nesir kabilinden; can sıkıcı, ağır. prosily z. can sıkıcı surette. prosiness i. aleladelik... |
| | skald , scald | i. bir nevi eski İskandinav halk ozanı.... |
| | epidemiology | (i.) salgın hastalıklardan bahseden ilim.... |
| | lunatic | s., i. deli, mecnun, akıl hastası, çılgıca yapılan; delilere mahsus; i. deli kimse. lunatic fringe aşırı hareketlerle b... |
| | sightly | s. güzel, hoş; güzel manzara arzeden, göze hitap eden. sightliness i. güzellik; göze hitap etme.... |
| | nosy | dili başkasının işine burnunu sokan meraklı |
|
|