| English | Türkçe |
| frisian | (s)., (i). Frizye'ye ait, Frizye'li; (i). kuzey Felemenk halkından biri; bu memleketin dili.... |
|
| botbott | i. bir cins at sineğinin sürfesi.... |
|
| chloral | (i)., (kim). kloralhidrat.... |
|
| utterance | i. söyleme, telaffuz; ifade: dilb. söz; huk. piyasaya sürme.... |
|
| bishopric | i. piskoposluk rütbe, görev ve bölgesi.... |
|
| hinder | (f). engellemek, mani olmak, menetmek.... |
|
| loader | i. yükleten veya dolduran kimse veya alet; vinç gibi yükleme makinası.... |
|
| scheme | i., f. tasavvur olunan düzen, plan proje; sınıflandırma cetveli; tertip entrika, dolap; f. tertip etmek, tasavvur edip ... |
|
| telemechanics | i. bir makina veya aleti radyo vasıtasıyla uzaktan idare etme usulü.... |
|
| aggiornamento | modernleşme asrileşme |
|